24 Aralık 2014 Çarşamba

LA VİE EN ROSE - HAYATI PEMBE GÖRÜYORUM



La Vie En Rose 

100 e yakın cover ı olmasına rağmen Luis Armstrong un seslendirdiği Edith Piaf şarkısının mutlu olmamda çok payı vardır. Şarkıyı Luis den :) dinlememe rağmen asıl sahibi Edith Piaf ın hayatından biraz bahsetmek istiyorum çünkü çok ilginç … Okurken şarkımızı da dinleyelim :)



LANETLENMİŞ BİR YAŞAM – Kaldırım Serçesi



Paris de bir evin basamaklarında (kaldırımda) doğduğu söylenir. Bu yüzden Kaldırım serçesi diye anıldığı söylenir. Edith Piaf’ın babası sokaklarda gösteri yapan bir cambaz , annesi ise yine sokaklarda şarkı söyleyen bir şarkıcıymış. Babası geçim sıkıntısı nedeniyle Piafı bakılması için bir geneleve bırakır (Genelev patronunun babaennesi olduğu da söyleniyor).

3 yaşında geçirdiği bir enfeksiyon nedeniyle gözleri kör olur ama 7 yaşında mucizevi bir şekilde yeniden görmeye başlar. Daha sonra babası Piaf’ı yanına alır ve sokaklarda şarkı söyletir. 17 yaşında Marcelle adında çocuğu doğar ama 2 yaşında menenjitten ölür. 

Alkole fazlasıyla düşkün olan Edith orta siklet dünya şampiyonu boksör Marcel Cerdan ile aşk yaşar ama Cerdan evlidir ve Piaf’ı görmek için bindiği uçağın düşmesiyle  1949 ın Ekim ayında hayata gözlerini yumar. Bunun üzerine alkol , ağrı kesici ve morfin bağımlısı olur Edith Piaf. 

Trafik kazası geçirir ve hayatı boyunca omuriliği yüzünden yarı kambur bir şekilde yürür. 

2. Dünya savaşında direnişçilerle destek olduğu hatta 200 kadar direnişçinin Almanların elinden kaçırılmasında başrol aldığı söylenir. 

10 Ekim 1963 de karaciğer kanserinden ölür. Kilise yaşadığı hayat nedeniyle Piaf ın törenini yapmayı reddeder ama 10.000 lerce kişinin katıldığı kortej ile taşınır ve cenaze sırasında 100.000 den fazla kişinin bulunması ile gömülür.

İKİYÜZLÜ, DOYUMSUZ BİR AŞIK, DİŞİ DON GİOVANNİ

Bu laflar bana ait değil :) Fransız gazeteci Robert Belleret’ın kitabı Piaf: Bir Fransız Mitinden alıntıdır. Piafın hayatı hakkında devamlı yalan söylediğini söylüyor.

Belleret mesela öyle basamaklarda değil hastahanede doğduğunu iddia ediyor. Hiç kör olmadığını sadece 1 2 haftalık bir göz enfeksiyonu geçirdiğini söylüyor. 

2. Dünya savaşında kaçırılan Fransız esirlerle ilgili anlattıklarını hayal ürünü olarak betimliyor. 

Paris kuşatmadayken Piaf’ın lüks bir genelevin üst katında lüks içinde yaşayıp partiler verdiğini iddia ediyor. 

Piaf'ın 50 ye yakın sevgilisi olduğuda araştırmalarından çıkan sonuçlar arasında. 

Daha fazlasını merak ediyorsanız sanırım “Piaf: Un Mythe Français” adlı kitabı okumalısınız.

Ama öyle yada böyle Piafın hayatı La vie en rose un dünyanın en iyi şarkılarından biri olduğunu ve dinlediğimde beni çok mutlu ettiğini asla değiştirmeyecek. Tabii Luis Armstrong dan :)
Eğer Edith Piaf dan birşeyler dinleyeceksem de bu mutlaka Non, je ne regrette rien (hiçbir şey için pişman değilim) olacaktır.



Bu kadar yazmışken Attila İlhan’ın aşağıdaki dizelerini de es geçemeyeceğim.

öleceksin be Ricardo
erik dallarından çiçek fışkırdığını
bile bile
harpten sonraki ilk fransız kupasını
söz temsili bordeox’un kazanacağını
bile bile
la via en rose şarkısını
bile bile
öleceksin be Ricardo
                                  Attila İlhan

Şarkının sözleri :

La via en rose  (Hayatı pembe görüyorum)

bakışlarımı düşüren gözler,
dudaklarında kaybolan o gülüş,
işte su katılmamış portresi
ait olduğum adamın.
kollarına aldığında beni,
sessizce bir şeyler fısıldadığında,
ah ne denli pembe görüyorum hayatı.
aşk sözcükleri söylüyor bana,
her zamankinden,
ve bir şeyler oluyor sonra bana.
giriverdi işte kalbime
mutluluğumun ortağı
sebebini bildiğim.
benimsin sen dedi.
bense onun,
yaşam boyu,
söyledi bunu bana, hatta yeminler etti hayatı üstüne.
ve onu gördüğüm ilk andan bu yana
hissediyorum
deli gibi çarpan bu yüreği
hiç bitmeyen aşk gecelerini
yerini bulan yüce bir mutluluk
sorunlar, yaslar, evreler.
mutlu yine de, ölümüne mutlu.
kollarına aldığında beni,
sessizce bir şeyler fısıldadığında,
ah ne denli pembe görüyorum hayatı.
aşk sözcükleri söylüyor bana,
her zamankinden,
ve bir şeyler oluyor sonra bana.
giriverdi işte kalbime
mutluluğumun ortağı
sebebini bildiğim.
benimsin sen dedi.
bense onun,
yaşam boyu,
söyledi bunu bana, hayatı üstüne yeminler etti.
ve onu gördüğüm ilk andan bu yana
hissediyorum
deli gibi çarpan bu yüreği.

 Unutmadan sinamaseverler için Marion Cotillard’ın performansı ile Oscar, Altın Küre ve BAFTA ödüllerini kazandığı bir film de mevcut.  

 Kaldırım Serçesi  - La Mome




 Kaldırım Serçesi – La Mome



1 yorum: